En büyük hatam Emreyi kendi kendine uyumaya alistirmamak...neymiş ağlamasına dayanazmisim diye uyut memede yatır yatağa 22 ay boyunca devam ettim.gecen ayın sonu memeyi kestik öğlen uykusu bir dert gece uykusu ondan daha beter dert.aksam sekizbucuk dokuz oldumu uyuyan oğlum memeyi kestikten bu yana on onbirde anca uyur oldu.hadi geç yattı geç kalkar durumuda yokya bu sipalarda sabah 7:00 en geç 7:30 da resmen dayak yiyerek kaldırılıyorum yataktan.
Efendim bizim yeni uyku sistemimiz su hale geldi:
Emre tünüyor kucağıma kafasını omuzama koyuyor ve emrediyor -Ali baba cik cik meme -peki oğlum deyip başlıyorum Ali babanın çiftliğini söylemeye şarkı bitiyor basa sarıyorum bitiyor basa sarıyorum derken kırk defa havliyorum miyavliyorum aniriyorum vee artık uyumustur dediğimde adam kafayı kaldırıp 2.emri veriyor -anne mini kuş haydaaa mini mini bir kuş şarkısını elli kez falan söylüyorum hatta arada sınır geliyor minik kuşu dondugu pencereden içeri almıyorum.bittimi hayır bitmedi kollarım kopma noktasında omzum hissiz kafam yamuk bir haldelken tekrar emir alıyorum -anne kubaa şimdide kucuk kurbağa şarkısını söylemeye başlıyorum artık uyur diyorum en iyimser halimle.beyim o sarkiyida 30 kez soylettikten sonra "baş bas "diye debeleniyor kucağımda.başka şarkı istiyormuş hal böyle olunca cocuk şarkısı repertuarım artıda arttı hatta yeteriz kalmaya başladı.bu yüzden repertuara 'çile bülbülüm ,arapsaçı,batsın bü dünya 'şarkılarıda dahil oldu.
Kitap okuyarak uyutmayı denedim adam kitap okurken dahada bir canlanıyor.Küçük bir kuzu varmış diyorsun adam bağırmaya başlıyor ''kuju geell ,kuju gell''diye.Küçük kırmızı araba yorulmuş diyorsun ''aaay mini mini ğan ğan (araba oluyor bu) ayy''diyerek arabayı öpmeye çalışıyor.Derken artık fenalık geliyor bırakıyoruz kitabı geçiyoruz omuzda uyutma kısmına tekrar tekrar...
Geçenlerde bir dostum kızı için mutfağa kadar gidiyorum döndüğümde kızım uykuya dalmış oluyor dedi.Şaşkınlıktan bir saat ağzımı kapatamadım.kazara o ara oğlumun sevdiği minik kuşlardan biri ortalıkta olsa ağzımın içine dalıvermişti.
Emre'nin 3 aylık dönemlerine geri dönmek kendi kendine uyumayı öğretmek ve tekrar bu zamana geçmek istiyorum.Çok şey mi istiyorum acaba?
Emre'nin annesi
Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı
Bu Blogda Ara
22 Ocak 2012 Pazar
uyku savaşları
Etiketler:
bebeklerde uyku sorunu,
çocuk şarkıları,
kendi kendine uyuma
20 Ocak 2012 Cuma
Emre'nin 22 aylık halleri
Emre 22.ayında ve en tatlı dönemlerini yaşıyorum(hoş beni tanıyanlar ee sen her dönemi için bunu söylüyorsun zaten derler ama öyle işte ).ilk 4 ay gerçekten çok zordu gazı bitti dişi başladı uzunca bir dönem o devam etti zaten.dişle uğraşırken bi taraftan iştahsızlık diğer taraftan kabızlık doktor doktor gezmeler.İstanbul'da bizi tanımayan doktor kalmadı herhalde.neyseki, son gittiğimiz doktor oğlanın kabızlığına çare buldu.İki ay süreli bazı ilaçlarla şuan çözdük gibi durumu.
Oğlumun kelime haznesi şahene herşeyin adını biliyor artık.Yavaş yavaş o kelimeleri birleştirip cümle kurma teleşında.ilk memeyle başlayan kelimesi 5.ayında ''baba mamaa'' olarak devam etti.Zaten geveze bir çocuk olacağı o zamandan belliymiş insan ilk 'anne' der 'babâ' der bizimki 'baba mama'ile başladı.
Yaklaşık üç aydır sahiplenme modunda.Bana uzun süredir anne demiyor 'annem' diye sesleniyor.Dedesine 'dedem'diyor.Nerde kalp şeklini görse avuya(yani ı love you)diye basıyor çığlığı:)dinlettiğim bir şarkıdan öğrendi bunu yoksa ben ingilizce öğrensin telaşında değilim henüz.Bütün meyvelerin adını bütün hayvanların adını çıkardıkları sesleri ,renklerin bir kısmını ,ve 10 a kadar saymayı öğrendi(ama şöyle 1,2,3,5,6,7,10 olarak).erkek çocukları ami(abi),kız çocukları abba,büyüklük küçüklüklere takıntılı ,büyük ami çüçük ami,büyük abba çüçük abba.
beni ne kadar seviyorsun sorusuna verdiği cevap 'büyüüük koman(kocaman) dünyaa,aşkk'.öylede bir sevgi pıtırcığı oğlum işte...
baban nerde diye sorulduğunda boynunu büküp 'işte'cevabını veren küçük adamım babasına telefonda herzaman aynı siparişleri veriyor 'baba çoğba (çorba),koko(çikolata) ,dolma'.hani duyanda çok iştahlı bir çocuk sanar oğlumu malesef değil yemek yedirene kadar anam ağlıyor.bu arada çikolata almıyoruz hergün tabiki haftada bir iki gün krize girmesin diye veriyoruz ki çoğunda istemiyor zaten.
Bu araalar 2 yaş sendromumudur nedir bilmiyorum ama ağlama krizlerine giriyor bazen yada çok sinirli oluyor.Evde 'bunu kim yapsın ' demeye korkar olduk.Çünkü böyle bir soru sorulduğunda atılıyor küçük adam ''meenn emme emme' diye.Peki annecim sen yap denildiğinde o şey herneyse yapamadığı zaman sinir krizine giriyor ''olmaaa olmaa ''diye ağlamaya başlıyor.asla yardım kabul etmiyor o kadarda gururlu:)
Ben hiçbir zaman evim mum gibi olsun aman işlerimi halledeyim önce diye düşünen bir anne olmadım.Her zaman önce oğlum dedim ve ne kadar iyi birşey yaptığımı şu dönemlerinde daha iyi anlıyorum.Emre özgüveni yüksek ,sevgimizi sonuna kadar hisseden, huzurlu ,çok keyifli bir çocuk oldu maşallah.
kitaplara bayılıyor oğlan hatta dün 22.anne bebek çocuk ürünleri fuarındaydım.bir kaç kitap aldım ona.bayıldı bayıldı ama gel görki kitapları bu kadar seven oğlum neden ona hikaye okumama izin vermiyor onu anlayamadım.hani kitap okusam gün içerisinde ona yada uyku vaktinde diyorum ama ne mümkün olmuyor.Ben bu çocuğa hamileliğimde çok kitap okumuştum her okuyuşumda içerde savaş çıktı sanırdım.o zamandan mı nefret ettiki acepdiye düşünmeden edemiyorum...
Oğlumun kelime haznesi şahene herşeyin adını biliyor artık.Yavaş yavaş o kelimeleri birleştirip cümle kurma teleşında.ilk memeyle başlayan kelimesi 5.ayında ''baba mamaa'' olarak devam etti.Zaten geveze bir çocuk olacağı o zamandan belliymiş insan ilk 'anne' der 'babâ' der bizimki 'baba mama'ile başladı.
Yaklaşık üç aydır sahiplenme modunda.Bana uzun süredir anne demiyor 'annem' diye sesleniyor.Dedesine 'dedem'diyor.Nerde kalp şeklini görse avuya(yani ı love you)diye basıyor çığlığı:)dinlettiğim bir şarkıdan öğrendi bunu yoksa ben ingilizce öğrensin telaşında değilim henüz.Bütün meyvelerin adını bütün hayvanların adını çıkardıkları sesleri ,renklerin bir kısmını ,ve 10 a kadar saymayı öğrendi(ama şöyle 1,2,3,5,6,7,10 olarak).erkek çocukları ami(abi),kız çocukları abba,büyüklük küçüklüklere takıntılı ,büyük ami çüçük ami,büyük abba çüçük abba.
beni ne kadar seviyorsun sorusuna verdiği cevap 'büyüüük koman(kocaman) dünyaa,aşkk'.öylede bir sevgi pıtırcığı oğlum işte...
baban nerde diye sorulduğunda boynunu büküp 'işte'cevabını veren küçük adamım babasına telefonda herzaman aynı siparişleri veriyor 'baba çoğba (çorba),koko(çikolata) ,dolma'.hani duyanda çok iştahlı bir çocuk sanar oğlumu malesef değil yemek yedirene kadar anam ağlıyor.bu arada çikolata almıyoruz hergün tabiki haftada bir iki gün krize girmesin diye veriyoruz ki çoğunda istemiyor zaten.
Bu araalar 2 yaş sendromumudur nedir bilmiyorum ama ağlama krizlerine giriyor bazen yada çok sinirli oluyor.Evde 'bunu kim yapsın ' demeye korkar olduk.Çünkü böyle bir soru sorulduğunda atılıyor küçük adam ''meenn emme emme' diye.Peki annecim sen yap denildiğinde o şey herneyse yapamadığı zaman sinir krizine giriyor ''olmaaa olmaa ''diye ağlamaya başlıyor.asla yardım kabul etmiyor o kadarda gururlu:)
Ben hiçbir zaman evim mum gibi olsun aman işlerimi halledeyim önce diye düşünen bir anne olmadım.Her zaman önce oğlum dedim ve ne kadar iyi birşey yaptığımı şu dönemlerinde daha iyi anlıyorum.Emre özgüveni yüksek ,sevgimizi sonuna kadar hisseden, huzurlu ,çok keyifli bir çocuk oldu maşallah.
kitaplara bayılıyor oğlan hatta dün 22.anne bebek çocuk ürünleri fuarındaydım.bir kaç kitap aldım ona.bayıldı bayıldı ama gel görki kitapları bu kadar seven oğlum neden ona hikaye okumama izin vermiyor onu anlayamadım.hani kitap okusam gün içerisinde ona yada uyku vaktinde diyorum ama ne mümkün olmuyor.Ben bu çocuğa hamileliğimde çok kitap okumuştum her okuyuşumda içerde savaş çıktı sanırdım.o zamandan mı nefret ettiki acepdiye düşünmeden edemiyorum...
16 Ocak 2012 Pazartesi
dağılın uleyynn demek istediklerim
Malum doğum sonrası ev yol geçen hanı gibidir işinize yarayan yaramayan birçok insan gelir.Hayır geldikleri gibi dursalar iyi ama bir sürüde kafa karışıklığı sıkıntı sinir kafasına tavayla vurma hissi bırakır giderler.çocuk doğana kadar 'gece uykularının kıymetini bil' derler ya benim sinirim oralardan başlamış hangi uyku yahu yarım saatte bir tuvalete gitmek için kalkıyorum sağa dönüyorum rahat değil sol ondan beter sırtüstü yatamıyorum.hangi uykunun kıymetini bileyim anlayamamıştım.eşim bir yandan tuvalette uyuya kalacaksın diye dalga geçer...
neyse konuya dönelim.Memlekette herkes bebek bakım uzmanı ya herkesin edecek mutlaka bir kaç cümlesi vardır ya doğumadan sonra başlıyor o bombardıman ama ne başlamak.bebek her ağladığında klasikleşen ''aç bu bebek ondan ağlıyor''en deli olduğum cümledir.eve tartı aldık bakıyoruz gayet yerinde kilo alımı doktorumuzda sorun yok dedi diyorsunuz ama nafile illa bebeğe zorla o biberon verilecek.(Benim oğlum onlardan inatçı almamıştı biberonu ).Çocuk 3 aylık olana kadar bu muhabbet devam eder.(bizimki 2.ayında danacık olduğu için bu söylenmeler kısa sürdü).
Diğer konu ise ''her ağladığında kucağına alma ,emzirme.'' nasıl yani! Alışmasınmış.yahu alışsa nolacak 20 yaşına kadar emzirmicemki ben bu adamı (bu arada memeyi kestik 20 gün önce fena halde özlüyorum emzirmeyi o ayrı).benim küçük adamım bundan 3 yıl sonra gel azıcık kucağıma bir öpeyim seni dediğimde sarılmamak öptürmemek için jet hızıyla kaçacak yanımdan zaten.Malum erkek çocukları genelde büyüyünce bunu yapar.
Çocuk farklı tatlara alışsın şimdiden durumu varki sinir krizine girdiğim anları hatırlarım.4 aylık ağzında sadece 2 dişi olan çocuğun ağzına koca bir hurma tıkıştırılır mı?eveeet yapılır peki bunu yapan akrabayla bir daha çocuk yalnız bıraklır mı?hayırr.
birde çocuk uyurken sese alışsın durumu var biri televizyon sesi yaratır diğeri şangur şungur bulaşıkları yerleştirir.Ben çocuğun uykusunda huzurlu olması taraftayım dışardan gelen seslerin onu huzursuz edeceğini düşünüyorum. O yüzden de hala oğlum uyurken evde maximum sessizlik hakimdir.
Ha birde siz belirli bir sıcaklıkta olsun ev diye uğraşırken ısrarla o ev hamama çevirilir eve geln misafirler kese isterler mi acaba diye düşünmeden edemessiniz.Evin hamamlığı yetmezmiş gibi çocukcağız kat kat lahana gibi giydirilir.siz soyarsınız hemen arkasından biri giydirmeye devam eder.Taki eve gelen ve bebek bakımı hakkında bilgi veren hemşirenin evdeki herkese 'bu ne sıcaklık kısın kombiyi soyun bebeği ' diye çemkirmesiyle olayı idrak ederler.
En önemlisini unutuyordum.Lohusa kadından daha lohusa olanlar birde.Alınganlık edip sizin hormonlarınızı hesaba katmayanlar ki bunlar genelde daha önce hamilelik doğum durumlarını yaşamışlardır ama gelin görün sizin o dönem desteğe ilgiye ihtiyacınızı anlayamazlar.Bebeğe bakmak sizin göreviniz ,size bakmaksa onların görevidir.Ama onlar ısrarla aksini yapmak isterler tepki alıncada küserler.Çok olgun bir davranış değil mi?
Bazı hurafelerde var ama o konuya hiç girmemek daha iyi diyerek sonlandırıyorum yazımı.
neyse konuya dönelim.Memlekette herkes bebek bakım uzmanı ya herkesin edecek mutlaka bir kaç cümlesi vardır ya doğumadan sonra başlıyor o bombardıman ama ne başlamak.bebek her ağladığında klasikleşen ''aç bu bebek ondan ağlıyor''en deli olduğum cümledir.eve tartı aldık bakıyoruz gayet yerinde kilo alımı doktorumuzda sorun yok dedi diyorsunuz ama nafile illa bebeğe zorla o biberon verilecek.(Benim oğlum onlardan inatçı almamıştı biberonu ).Çocuk 3 aylık olana kadar bu muhabbet devam eder.(bizimki 2.ayında danacık olduğu için bu söylenmeler kısa sürdü).
Diğer konu ise ''her ağladığında kucağına alma ,emzirme.'' nasıl yani! Alışmasınmış.yahu alışsa nolacak 20 yaşına kadar emzirmicemki ben bu adamı (bu arada memeyi kestik 20 gün önce fena halde özlüyorum emzirmeyi o ayrı).benim küçük adamım bundan 3 yıl sonra gel azıcık kucağıma bir öpeyim seni dediğimde sarılmamak öptürmemek için jet hızıyla kaçacak yanımdan zaten.Malum erkek çocukları genelde büyüyünce bunu yapar.
Çocuk farklı tatlara alışsın şimdiden durumu varki sinir krizine girdiğim anları hatırlarım.4 aylık ağzında sadece 2 dişi olan çocuğun ağzına koca bir hurma tıkıştırılır mı?eveeet yapılır peki bunu yapan akrabayla bir daha çocuk yalnız bıraklır mı?hayırr.
birde çocuk uyurken sese alışsın durumu var biri televizyon sesi yaratır diğeri şangur şungur bulaşıkları yerleştirir.Ben çocuğun uykusunda huzurlu olması taraftayım dışardan gelen seslerin onu huzursuz edeceğini düşünüyorum. O yüzden de hala oğlum uyurken evde maximum sessizlik hakimdir.
Ha birde siz belirli bir sıcaklıkta olsun ev diye uğraşırken ısrarla o ev hamama çevirilir eve geln misafirler kese isterler mi acaba diye düşünmeden edemessiniz.Evin hamamlığı yetmezmiş gibi çocukcağız kat kat lahana gibi giydirilir.siz soyarsınız hemen arkasından biri giydirmeye devam eder.Taki eve gelen ve bebek bakımı hakkında bilgi veren hemşirenin evdeki herkese 'bu ne sıcaklık kısın kombiyi soyun bebeği ' diye çemkirmesiyle olayı idrak ederler.
En önemlisini unutuyordum.Lohusa kadından daha lohusa olanlar birde.Alınganlık edip sizin hormonlarınızı hesaba katmayanlar ki bunlar genelde daha önce hamilelik doğum durumlarını yaşamışlardır ama gelin görün sizin o dönem desteğe ilgiye ihtiyacınızı anlayamazlar.Bebeğe bakmak sizin göreviniz ,size bakmaksa onların görevidir.Ama onlar ısrarla aksini yapmak isterler tepki alıncada küserler.Çok olgun bir davranış değil mi?
Bazı hurafelerde var ama o konuya hiç girmemek daha iyi diyerek sonlandırıyorum yazımı.
9 Ocak 2012 Pazartesi
iştahsızlık mı anneyi kullanma mı demeli?
oğlum Emre henüz 22 aylık evde 'annem' diye dolaşan bir cüce...oğlum huysuz bir çocuk değil ama birçok anlamda zor bir çocuk.Onunla yaşadığımız en büyük sorunlardan biri 'iştah' olayıydı.Tüm ücretsiz izin yıllık izin yani izin namına ne varsa kullanabileceğim, hepsini kullandım ve işe oğlum 9 aylıkken döndüm.bu dokuz ay sürecinde (zaten ek gıdalara 5.ayda hevesimizden başlamıştık)hiç iştah sorunu yaşamadık.Ek gıdalara geçişte o heyecanı yemekleri şapırdata şapırdata yemeleri inanılmaz keyifliydi.kilo ve boy olarak aynı aydaki çocuklardan ileriydi oğlum.sonrasında işe başlamamla beraber iştahsızlık denen şey ortaya çıktı.Doktorumuza göre Emre, benim işe başlamama bu şekilde ,yemek yemeyerek tepki gösteriyordu ve bu geçici bir durumdu.İlk zamanlar oğlum butun gün yemek yemiyor akşam ben eve geldiğimde hemen hazırladığım çorbayı içiveriyordu.Sonradan farkettik ki annem Emre yemek yemeyince aç kalmasın diye sütü dayıyormuş çocuğa, benim cücede nasılsa aç kalmıyorum anneannem bana süt veriyor diye bunu kullanmaya başlamış(yanlış anlaşılmasın annem çok iyi baktı oğluma ama benim sıpa bazı şeyleri kullanmayı erken keşfetti sorun o).tabi bu yemek yememe olayı beraberinde kabızlığı getirdiki o başlı başına bir konu daha sonra yazacağım.6 ay boyunca bu durumun geçmesini bekledik ama geçmedi.Eşimle ortak bir karar vererek işi bıraktım ve çocuğuma kendim bakmaya karar verdim.bir kaç ay yemek konusundaki sıkıntılarımız devam etti.ama ben doktorumuzunda desteğiyle kesinlikle gün içerisinde( anne sütü hariç) hiç süt vermedim.sabah kahvaltılarımız en sorunsuz olanıydı.ama öğle yemekleri tam bir işkenceydi.saatlerce parkta dolaştırdım yordum eve getirdim yemedi.Banyosunu yaptırdım istediği kadar suyla oynadı tekrar teklif ettim yemedi.uyudu uyandı yine yemedi derken aç bırakmanın bir faydasını görmediğimi düşünmeye başlamıştım ki,Zamanla aç bırakmanın azda olsa faydasını görmeye başladım.5 kaşık çorba 2 kaşık yemek 1 kaşık pilav derken yemeye başladı.Şuan yazacağım şeyi hiç bir anneye önermiyorum tabiki ama yeri geldi kayışları kopardığım için hafiften zorladığımda oldu.ağlatacak kadar değil tabiki.Hala tam olarak herşeyi yediğini söyleyemem yemek ayırıyor ama azda olsa tadıyor yemeklerden,merak ediyor bu bile büyük gelişme bizim için.22.ayında memeden de ayırdık artık iştahının iyice artmasını bekliyorum:)Değinmek istediğim nokta evet iştahsız çocuklar var ama birde aslında iştahsız olmayıpta bizi kullanmayı bilen sadece sevdiği şeyleri yemek ,içmek isteyen çocuklar var.benim oğlum 2.gruba dahil ama ben bunu geç farkettiğim için sorunumuz bu kadar büyüdü.Emre'nin düzgün beslenmemesi sonucu 14.ayında ortalama kilo ve boyun altında kalması beni çok üzmüştü kendimi yetersiz, çocuğuna bakamayan anne olarak görmeme neden olmuştu.sürekli yapmamam gerektiğini bile bile kendimi başka annelerle ,oğlumu ise diğer çocuklarla kıyaslayıp durdum.Gitmediğim doktor kalmadı bir dönem demir deposudur şudur budur her şeye bakıldı ama sorun yok dendi.sonuç olarak yemek yemediği için kabızlık başladı ,kabızlık daha çok iştahını azalttı derken kısır bir döngüye dönüştü olay.Neyseki o günleri geride bıraktık.
Dayanmak çok zor ama çocuğun yemek yemesi için gerekirse bir kaç gün aç bırakmak gerekiyor.Abur cuburdan özellikle şekerli gıdalardan uzak durmak gerekli anneler.Çünkü çocuğa bunlara sunduğumuzda hem sağlıksız gıdaları vücudana almış oluyor hemde o an kendini tıkayacak kadar yediği için artık yemek yeme hevesi kalmıyor.çocuğu iştahsız olan bütün anneler umarım tez zamanda sorununuz çözülür.
Sevgiyle
Emre'nin annesi
Dayanmak çok zor ama çocuğun yemek yemesi için gerekirse bir kaç gün aç bırakmak gerekiyor.Abur cuburdan özellikle şekerli gıdalardan uzak durmak gerekli anneler.Çünkü çocuğa bunlara sunduğumuzda hem sağlıksız gıdaları vücudana almış oluyor hemde o an kendini tıkayacak kadar yediği için artık yemek yeme hevesi kalmıyor.çocuğu iştahsız olan bütün anneler umarım tez zamanda sorununuz çözülür.
Sevgiyle
Emre'nin annesi
Etiketler:
beslenme alışkanlıkları,
iştah,
kabızlık
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)